Bir varmış bir yokmuş…
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, gecelerin pamuk gibi yumuşak olduğu bir diyarda…
Bu diyarın adı Sessiz Tepeler’miş. Sessiz Tepeler’de geceler fısıltıyla konuşur, rüzgâr yavaşça eser, yıldızlar göz kırparmış. Burada her şey bebeklerin huzurla uyuması için varmış.
Sessiz Tepeler’in en sevimli sakini ise Uykucu Ayıcık Mimo’ymuş.
Mimo’nun tüyleri sütlü kahve renginde, burnu minicik, gözleri ise her zaman yarı kapalıymış. Çünkü Mimo uyumayı çok severmiş… ama başkaları uyuyamıyorsa, kendisi de uyuyamazmış.
Bir gece Mimo, kulaklarını dikmiş.
Uzaklardan bir ses geliyormuş.
“Uyuyamıyorum…”
“Gözlerim kapansın istiyorum…”
Mimo yatağından doğrulmuş.
“Bu sesler bebeklerin sesi,” demiş kendi kendine.
“Onlara yardım etmeliyim.”
Mimo, kırmızı atkısını boynuna dolamış ve dışarı çıkmış. Gökyüzünde ay pırıl pırıl parlıyormuş. Tam o sırada, gökten yumuşacık bir Bulut Treni süzülmüş. Tren sessizce durup kapısını açmış.
Trenden tatlı bir ses gelmiş:
“Biletin var mı, Ayıcık?”
Mimo başını sallamış.
“Ben bebekler için geliyorum,” demiş.
Bulut Treni gülümsemiş.
“O zaman buyur.”
Tren hareket ettiğinde etraf pamuk gibi olmuş. Bulutlar yastık gibi, gökyüzü ise ninni gibiymiş. Mimo camdan dışarı bakarken yanında Minik Kuş Pıtırcık belirmiş.
“Nereye gidiyoruz?” diye sormuş Pıtırcık.
“Rüya Dağı’na,” demiş Mimo.
“Orada uyku tozu var.”
Rüya Dağı’na vardıklarında her yer parlıyormuş. Ama bir sorun varmış…
Uyku tozu dağılmış, rüzgâr her yere savurmuş.
Mimo üzülmüş.
“Bebekler uyuyamazsa ben de uyuyamam,” demiş.

Tam o sırada dağın tepesinden Uykucu Dede Bulut seslenmiş:
“Sevgiyle çağırırsan, uyku geri gelir.”
Mimo derin bir nefes almış.
Bebekleri düşünmüş…
Sıcak battaniyeleri, yavaş nefesleri, kapanmak isteyen gözleri…
Birden uyku tozu ışıldamış.
Tozlar birleşmiş, minik parıltılar olmuş.
Mimo, tozları dikkatlice Bulut Treni’ne yüklemiş.
“Hazırız,” demiş.
Bulut Treni bu kez bebeklerin odalarına uğramış. Her pencerenin önünde durmuş. Uyku tozu yavaşça içeri süzülmüş.
Bir bebek mırıldanmış:
“Anne…”
Mimo pencerenin önünden fısıldamış:
“Uyu küçük kalp, ben buradayım.”
Bebek gülümsemiş ve derin bir uykuya dalmış.
En son Mimo da yorgun düşmüş.
Bulut Treni onu evine bırakmış.
Yatağına uzanırken mırıldanmış:
“Uyuyan bebek, mutlu dünya demek…”
Ve Mimo, hayatının en tatlı uykusuna dalmış.
Gökten üç bulut düşmüş…
Biri uyuyan bebeğin rüyasına,
Biri masalı okuyan kalbe,
Biri de sessiz gecelere…
Masal Oku‘dan herkese iyi geceler dileriz. Bu tür bebek masalları için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz. İnstagram hesabımıza da göz atmayı unutmayın.



















