Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, renkli baloncukların havada dans ettiği bir kasabada, Zeynep adında meraklı mı meraklı minik bir bebek yaşarmış.
Zeynep en çok sabunlu suyla baloncuk yapmayı severmiş. Annesi her sabah ona küçük bir tabak içinde sabunlu su hazırlarmış. O da minicik parmaklarıyla karıştırır, ardından üfleyerek baloncuklar çıkarırmış.
Bir sabah annesi tabağı koymayı unutmuş. Zeynep ellerini çırparak bağırmış:
“Ba-lon-cuk ner-dee?”
Annesi gülerek gelmiş: “Bugün baloncuklar bir yere gitmiş tatlım. Belki onları aramak istersin?”
Zeynep kocaman gözleriyle etrafa bakmış. “Baloncuklar nereye gider?” diye mırıldanmış.
İşte o anda, pencerenin önünden geçerken gözlerine inanamamış! Küçücük, parlak bir baloncuk ona göz kırpmış! Zeynep hemen emeklemeye başlamış, baloncuğun peşinden.
Koridordan geçmiş, mutfağa varmış, sonra da bahçeye çıkmış. Baloncuk bir o yana, bir bu yana uçuşuyormuş ama hiç patlamıyormuş.
“Beni yakalayamazsın!” demiş sanki baloncuk.
Zeynep kıkırdamış. “Gel buraya sen!” diyerek ona uzanmış ama baloncuk bir çiçeğin üzerine konmuş. Sonra hafifçe patlayıvermiş. İçinden minicik bir ışık parlamış.
Bir anda Zeynep’in etrafında onlarca baloncuk belirmiş. Hepsi farklı renklerdeymiş ve neşe saçıyormuş.
Annesi dışarı çıkıp bu sahneyi görünce gülümsemiş:
“Bak işte, baloncuklar senin oyun arkadaşın olmuş.”
Zeynep alkışlamış, baloncuklara bakarak “Ceee!” demiş.
Ve o günden sonra Zeynep, her gün sabunlu suyla sadece baloncuk değil, kahkaha da üflemeyi öğrenmiş.
Bunun gibi daha fazla masal için bebek masallarına bakabilir, instagramdan (Masal Okuma) bizleri takip edebilirsiniz.



















