Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, gökyüzünde bembeyaz bulutların gezindiği bir şehirde, Kırmızı adında küçük bir balon yaşarmış. Bu balon diğerlerinden farklıymış, çünkü ipini tutan küçük çocuk onu yanlışlıkla bırakmış ve Kırmızı rüzgârla birlikte gökyüzüne doğru yükselmiş.
Başta biraz korkmuş:
— “Ya düşersem? Ya yalnız kalırsam?” diye düşünmüş.
Ama rüzgâr ona fısıldamış:
— “Korkma, yolculuğun yeni başlıyor.”
İlk Durak: Çatıdaki Kedi
Kırmızı biraz yükseldikten sonra bir çatının üzerinde oturan meraklı bir kedi görmüş. Kedi patisini sallayarak:
— “Hey balon! Nereye gidiyorsun?” diye sormuş.
Balon gülümsemiş:
— “Bilmiyorum. Rüzgâr nereye götürürse…”
Kedi başını sallamış:
— “Ne güzel! Ben de bazen yükseklerden şehri izlemeyi çok severim.”
Kırmızı, kedinin gözlerindeki ışıltıyı görünce daha cesur hissetmiş.
İkinci Durak: Kuşların Dansı
Biraz daha yükselince gökyüzünde uçan bir grup serçe ile karşılaşmış. Serçeler etrafında dönerek kanat çırpmış.
— “Gel bizimle dans et!” demişler.
Kırmızı kahkahalar atarak onlara katılmış. Kuşlarla birlikte süzülmüş, rüzgârın ritmiyle sağa sola savrulmuş. İlk kez bu kadar özgür hissetmiş.
Üçüncü Durak: Çocuğun Penceresi
Gün batarken balon bir evin penceresine yaklaşmış. İçeride uyumaya hazırlanan küçük bir çocuk varmış. Çocuk balonu görünce sevinçle ellerini cama dayamış:
— “Anne! Bak, kırmızı bir balon bana el sallıyor!”
Kırmızı balon gerçekten de sanki ona selam vermiş gibi süzülmüş. Çocuğun yüzündeki gülümseme, balonun içini sıcacık yapmış.
— “Ne güzel,” diye düşünmüş, “ben de birinin hayalini mutlu edebiliyorum.”
Eve Dönüş
O sırada rüzgâr hafifçe yön değiştirmiş. Balon yavaş yavaş şehrin kenarındaki parka doğru süzülmüş. Ve işte orada, balonu elinden kaçıran küçük çocuk hâlâ onu arıyormuş. Çocuğun gözleri yaşlarla dolmuş ama Kırmızı’yı görünce sevinçle bağırmış:
— “Balonum geri geldi!”
Çocuk ipini sıkıca kavramış. Kırmızı balon artık korkmuyormuş, çünkü biliyormuş ki bazen uzaklara gitmek güzeldi ama en güzel yer, seni sevenin yanıymış.
Ve o günden sonra Kırmızı, gökyüzüne bakınca kuşların dansını, kedinin meraklı bakışlarını ve cama dokunan küçük çocuğun gülümsemesini hatırlamış.











