Çocuk MasallarıUzun Masallar

Kayıp Yıldızın Peşinde Masalı

Bir varmış bir yokmuş…
Gökyüzünün yıldızlarla süslü olduğu, rüzgârın ninni söylediği uzak bir kasabada, küçük bir kız yaşarmış. Adı Lina imiş. Lina, geceleri penceresinden gökyüzünü izlemeyi çok sever, yıldızlara sessizce dilekler fısıldarmış.

Bir akşam, gökyüzünde çok parlak bir yıldız görmüş. Ama bu yıldız, diğerlerinden farklıymış; ışığı hafifçe titriyor, sanki yere doğru süzülüyormuş.
“Anne, bak! O yıldız sanki bana el sallıyor!” demiş heyecanla.
Annesi gülümsemiş:
“Belki de sana bir sır vermek istiyordur, Lina. Ama yıldızların sırrı ancak onları dinleyene açılır.”

O gece, Lina uzun süre uyuyamamış. Yıldızın titreyen ışığı, penceresinden odasına kadar uzanıyor gibiydi. Dayanamayıp yavaşça yatağından kalkmış, pencereden dışarı bakmış.
Ve bir anda… yıldız gözden kaybolmuş!

“Yoksa düştü mü?” diye fısıldamış kendi kendine. İçinde büyük bir merak ve biraz da endişe uyanmış.
“Onu bulmalıyım!”

Sabah olur olmaz küçük sırt çantasını hazırlamış: bir fener, biraz ekmek, annesinin ördüğü kırmızı atkı ve defteri… “Yıldızımı bulduğumda ona bir mektup yazacağım,” diye düşünmüş.

Kasabanın kenarındaki ormana girmiş. Ağaçların yaprakları arasından sızan ışık, sanki yolu işaret ediyormuş. Yol kenarında minik bir sincap ona seslenmiş:
“Hey küçük kız! Nereye böyle telaşla gidiyorsun?”
“Düşen bir yıldızı arıyorum,” demiş Lina.
Sincap başını kaşımış:
“Belki de onu eski çınarın yanında bulabilirsin. Dün gece orada parlak bir şey gördüm.”

Lina, sincaba teşekkür edip yoluna devam etmiş. Eski çınara vardığında, köklerinin arasında minicik, altın rengi parlayan bir taş bulmuş. Ama bu bir taş değilmiş… Minik bir yıldız parçasıymış!

Tam parçasını avucuna almış ki, tatlı bir ses duymuş:
“Merhaba… Sen mi buldun beni?”
Lina şaşkınlıkla etrafına bakınmış:
“Kim konuşuyor?”
“Benim, yıldızın! Dün gece düşerken kanadım… yani ışığım biraz yaralandı.”

Lina, yaşlı çınarın dibinde parlayan yıldız parçasını bulurken yanında minik sincap ona eşlik ediyor.
Lina, yaşlı çınarın dibinde parlayan yıldız parçasını bulurken yanında minik sincap ona eşlik ediyor.

“Yıldızların kanadı mı olur?” diye sormuş Lina merakla.
“Bizim ışığımız kanadımız gibidir,” demiş yıldız, gülümseyen bir sesle.
Lina kararlı bir şekilde cevap vermiş:
“Merak etme, seni gökyüzüne geri göndereceğim.”

Ama yol kolay değilmiş. Önlerinde, sisle kaplı bir dere varmış. Yıldız, Lina’nın cebinde hafifçe parlayarak ona yolu göstermiş.
Dereden geçerken bir kurbağa çıkmış karşılarına:
“Bu sisin içinden yolunuzu kaybetmeden geçmek mi istiyorsunuz? O zaman bana şarkı söylemelisiniz!”
Lina biraz çekinmiş ama yavaşça mırıldanmaya başlamış. Yıldızın ışığı ritme eşlik etmiş, sis yavaşça dağılmış.

Yolun sonunda, rüzgârın hep yukarıya doğru estiği, tepe gibi bir yer varmış. Yıldız sevinçle:
“İşte burası! Buradan gökyüzüne dönebilirim!” demiş.
Lina biraz üzülmüş:
“Peki seni bir daha görebilecek miyim?”
Yıldız sıcak bir şekilde parlayarak cevap vermiş:
“Her gece, gökyüzünde en parlak olan ben olacağım. Ve her baktığında sana gülümseyeceğim.”

Lina yıldızı avuçlarından bırakmış. Yıldız gökyüzüne doğru yükselmiş, parlak bir iz bırakmış arkasında.
O günden sonra Lina, gökyüzüne bakarken en parlak yıldızın ona göz kırptığını görürmüş.

Ve her zaman içinden şu cümleyi geçirirmiş:
“Gerçek dostlar, uzak da olsalar ışıklarını paylaşırlar.”

Kayıp Yıldızın Peşinde Masalı masalına benzeyen çocuk masalları okumak için bağlantıya tıklayabilir, masallarımızı sesli olarak dinlemek ve paylaşılan masalları anlık takip etmek için instagram sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Başa dön tuşu