Bir varmış bir yokmuş… Evvel zaman içinde, geceyi yıldızlarla süsleyen, rüzgârın tatlı tatlı estiği bir şehirde minik bir kedi yaşarmış. Adı Maviş’miş. Gözleri parıl parıl, tüyleri pamuk gibi yumuşacık olan bu küçük kedi, gündüzleri sokakta koşup oynar, geceleri ise gökyüzüne bakarak hayaller kurarmış.
Bir akşamüstü, Maviş’in aklına tuhaf bir fikir düşmüş. Kendi kendine mırıldanmış:
— “Acaba yıldızların arasında yürümek mümkün mü? Belki de orada başka kediler vardır. Belki de uyumadan önce bana masal anlatırlar…”
Tam o sırada yanına gri tüylü, uykucu köpek Pati gelmiş.
— “Maviş, yine ne düşünüyorsun? Gözlerin taa uzaklara dalmış.”
— “Yıldızlara gitmek istiyorum, Pati. Orada nasıl bir yer olduğunu merak ediyorum.”
Pati kahkahalarla gülmüş:
— “Sen gerçekten çok meraklısın. Ama belki de doğru söylüyorsun, kim bilir?”
Gece olmuş, şehir sessizliğe gömülmüş. Maviş uyumamış. Gökyüzüne bakarken birden kocaman bir yıldız kaymış. O anda etrafını ince bir ışık sarmış. Gözlerini kapatıp açtığında kendini bulutların üstünde bulmuş.
— “Vay canına!” demiş Maviş. “Gerçekten yıldızların yanına geldim.”
Gökyüzünde rengârenk ışıklarla dans eden küçük kuşlar onu karşılamış.
— “Hoş geldin, Maviş!” demiş kuşlardan biri.
— “Biz gece kuşlarıyız. Yalnızca masal dinlemek isteyenlere yol gösteririz.”
Maviş şaşkınlıkla etrafına bakmış. Her yerde pırıl pırıl parlayan yıldızlar, pamuk gibi bulutlar varmış. Biraz ileride, ışıl ışıl parlayan bir köprü görmüş.
— “Oradan geçebilir miyim?” diye sormuş Maviş.
— “Tabii ki,” demiş gece kuşları, “ama köprünün diğer ucunda seni kimlerin beklediğini bilmelisin. Orası rüyaların şehri.”
Maviş köprüden geçerken, hafifçe esen rüzgâr kulaklarını okşamış. Yavaş yavaş karşıya vardığında, rengârenk evlerin, parlayan sokak lambalarının ve uyumakta olan hayvanların şehriyle karşılaşmış.
Orada, beyaz tüylü yaşlı bir kedi durmuş onu karşılamış:
— “Hoş geldin küçük yolcu. Ben Ay Kedi. Burada herkes rüyalarıyla yaşar. Sen hangi rüyanı arıyorsun?”
Maviş biraz düşünmüş.
— “Ben sadece güzel bir uyku masalı arıyorum. Hem de öyle bir masal ki, dinleyen herkes huzurla uyuyabilsin.”

Ay Kedi gülümsemiş:
— “O halde doğru yerdesin. Bizim sokaklarımızda dolaş, diğer hayvanlarla konuş. Her biri sana masalın bir parçasını anlatacak.”
Maviş önce sevimli bir kirpiyle karşılaşmış.
Kirpi fısıldamış:
— “Bir zamanlar gökyüzünde kaybolan bir yıldız vardı. Onu bulmak için cesur bir yolculuk gerekiyordu…”
Sonra küçük bir tavşanla konuşmuş.
Tavşan gülerek eklemiş:
— “Ama o yıldız öyle saklanmıştı ki, yalnızca kalbi sevgiyle dolu olanlar görebiliyordu.”
Derken yaşlı bir köpek yanlarına gelmiş.
— “Ve yıldızı bulan,” demiş köpek, “dünyadaki tüm sokak hayvanlarının rüyasına huzur getirecekmiş.”
Maviş bu parçaları birleştirmiş. Gözleri parlamış:
— “Demek ki ben de o yıldızı bulmalıyım. Çünkü ben sevgiyi biliyorum.”
Gece ilerledikçe, Maviş gökyüzünde dolaşmış, parlak yolları takip etmiş. En sonunda bulutların arasında gizlenmiş minik bir yıldız bulmuş. Yıldız ona seslenmiş:
— “Beni nasıl buldun, küçük kedi?”
— “Çünkü ben inanıyordum,” demiş Maviş. “Ve herkesin güzel rüyalar görmesini istiyorum.”
Yıldız gülümsemiş, Maviş’in patisine dokunmuş. O anda bütün gökyüzü ışıkla dolmuş.
Sabah olduğunda Maviş kendini yeniden şehrin sokaklarında bulmuş. Ama bu sefer içi huzurla doluydu. Çünkü artık biliyordu: Masallar sadece anlatılmak için değil, aynı zamanda yaşamak için de varmış.
Maviş usulca gözlerini kapatmış ve mırıldanmış:
— “İyi geceler, yıldız dostlarım…”
Ve o gece tüm sokak hayvanları rüyalarında parlayan bir yıldız görmüş.
Daha fazla uyku masalları okumak için bağlantıya tıklayabilir, masallarımızı sesli olarak dinlemek ve paylaşılan masalları anlık takip etmek için instagram sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.











