Uyku Masalları

Pofuduk’un Tatlı Rüyalara Yolculuğu: Bir Uyku Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Ormanın en yaşlı meşe ağacının kovuğunda, annesi ve kardeşleriyle birlikte yaşayan Pofuduk adında sevimli bir sincap varmış. Pofuduk’un yanakları fındıkla dolu olmadığında bile tombul, kuyruğu ise yumuşacık bir tüy yumağı gibiydi. Güneş batıp, gökyüzünü pırıl pırıl yıldızlar doldurduğunda ormandaki tüm hayvanlar tatlı bir uykuya dalardı. Ama Pofuduk için gece, bir türlü bitmeyen bir bekleyiş demekti.

Yatağı sıcacıktı, annesi ona en güzel ninnileri fısıldamıştı ve karnı da tokdu. Fakat Pofuduk gözlerini kapattığında, aklı gündüz yaşadıklarıyla dolup taşardı. Zıpladığı dallar, topladığı cevizler, arkadaşlarıyla oynadığı oyunlar bir bir gözünün önünden geçer, sanki beyninin içinde minik bir topaç durmadan dönerdi. Kardeşlerinin huzurlu nefes alışlarını dinlerken, “Neden uyku beni ziyarete gelmiyor?” diye düşünürdü.

Yine böyle bir gecede, yatağında bir o yana bir bu yana dönmekten sıkılan Pofuduk, sessizce yataktan kalktı. Kimseyi uyandırmadan ağaç kovuğunun penceresine tırmandı. Dışarıda her yer gümüş bir ışıkla yıkanıyordu. Ay Dede, en parlak gülümsemesiyle ormanı aydınlatıyor, yaprakların üzerine yıldız tozu serpiyor gibiydi.

Pofuduk, tam o sırada karşı daldaki Bilge Baykuş’u gördü. Bilge Baykuş, kocaman ve her şeyi anlayan gözleriyle sessizce etrafı izliyordu. Pofuduk, bütün cesaretini toplayıp fısıltıyla seslendi:

“Merhaba Bilge Baykuş, uyumadın mı?”

Bilge Baykuş, başını yavaşça Pofuduk’a çevirdi ve yumuşak bir sesle cevap verdi: “Ben gecelerin bekçisiyim küçük sincap. Asıl sen neden ayaktasın? Tatlı rüyalar ülkesine giden yolu mu kaybettin?”

Yatağında oturan ve uyuyamayan sevimli sincap Pofuduk

Pofuduk, utangaç bir şekilde başını öne eğdi. “Sanırım evet,” dedi. “Gözlerimi kapatıyorum ama düşüncelerim bir türlü susmuyor. Uyumak istiyorum ama yapamıyorum.”

Bilge Baykuş anlayışla gülümsedi. “Anlıyorum,” dedi. “Bazen zihnimiz, içi çok dolu bir sepet gibidir. Onu boşaltmadan uykuya yer açamayız. Sana bir sır vereyim mi?”

Pofuduk’un gözleri merakla parladı. “Evet, lütfen!”

“O zaman şimdi beni dinle,” dedi Bilge Baykuş. “Gecenin kendi ninnisi vardır. Ama onu duymak için çok dikkatli olman gerekir. Gözlerini kapat ve sadece dinle. Başka hiçbir şey düşünme.”

Pofuduk, baykuşun dediğini yaptı. Önce hiçbir şey duyamadı. Aklına yine dallarda zıpladığı anlar geliyordu. Ama sonra dikkatini toplayınca, rüzgârın yapraklar arasında çıkardığı o tatlı hışırtıyı duydu. Sanki ağaçlar birbirine fısıldıyordu. Ardından uzaklardan gelen bir cırcır böceğinin ritmik şarkısı katıldı bu melodiye. Bu sesler, Pofuduk’un içindeki o dönüp duran topacı yavaşlatmaya başlamıştı.

Bilge Baykuş, sincap Pofuduk’a gecenin seslerini dinlemesini öğretiyor.

“Duyuyor musun?” diye fısıldadı Bilge Baykuş. “Bu, gecenin sakinleştirici müziği. Her gece senin için çalar. Şimdi derin bir nefes al ve nefesini yavaşça verirken, aklındaki düşüncelerin birer tüy gibi uçup gittiğini hayal et.”

Pofuduk, derin bir nefes aldı. Nefesini verirken, aklındaki tüm o hareketli görüntülerin, endişelerin ve düşüncelerin kuyruğu kadar hafif birer tüye dönüşüp rüzgârla birlikte nazikçe ondan uzaklaştığını hayal etti. Bir tane daha, bir tane daha… Her nefeste içi biraz daha hafifledi, kalbi yavaşladı ve omuzlarındaki görünmez yük kalktı.

Gözlerini açtığında esnediğini fark etti. O kadar uykusu gelmişti ki, göz kapakları ağırlaşmıştı.

“Teşekkür ederim Bilge Baykuş,” diye mırıldandı uykulu bir sesle. “Sanırım artık rüyalar ülkesinin yolunu buldum.”

Bilge Baykuş yine o bilge gülümsemesiyle, “O yol her zaman oradaydı Pofuduk. Sadece biraz sessizliğe ve dinlemeye ihtiyacın vardı,” dedi.

Pofuduk, sessizce yatağına geri döndü. Yorganının altına girdiğinde artık aklı bomboş ve huzurluydu. Gecenin ninnisini dinleyerek, yaprakların hışırtısı ve cırcır böceklerinin şarkısı eşliğinde gözlerini kapadı. Ve o gece, hayatının en tatlı, en huzurlu uykusuna daldı.

Bu güzel uyku masalı da burada sona erdi. Pofuduk o günden sonra her gece uykuya dalmadan önce gecenin ninnisini dinledi ve tatlı rüyalara doğru huzurla yola çıktı. Gökten üç elma düştü; biri bu masalı anlatanın, biri dinleyenin, diğeri de tüm güzel çocukların başına. İyi geceler.

Pofuduk’un Tatlı Rüyalara Yolculuğu masalına benzeyen uyku masalları okumak için bağlantıya tıklayabilir, masallarımızı sesli olarak dinlemek ve paylaşılan masalları anlık takip etmek için instagram sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Başa dön tuşu